AMASYA VE İLÇELERİNİN İNTERNET GAZETESİ
 

 

ANASAYFA

Behnan KARA     BAKIŞ

behnankara@bilgigazetesi.com


NECİP FAZIL VE NAZIM’IN TORUNLARI


Dün gazetemizde iki köşe yazarımızdan iki yazı vardı. İçten samimi, yürektendi ikisi de. Biri Tuba Gülle, diğeri Deniz Karahasanoğlu… Köşelerden birinde söz edilen kişi Necip Fazıl Kısakürek, diğer köşe yazısı ise Nazım Hikmet'i anlatıyordu. Şimdi buna aaaaa! ne kadar ilginç olur mu böyle demeyin. Bizi sürekli okuyan müdavimlerimiz bunu çok iyi biliyor da ben bilmeyenler için yazıyorum bu yazıyı.
Her zaman bir dayanışma örneği gösterdiğimizi ve bunu çok ama çok iyi yaptığımızı biliyorum. Birilerine inat değil, birilerine yaranmak için değil, herkes kendi olduğu için, herkes kendi görüşlerini rahatça savunabildiği ve savunduğu davanın arkasında sonuna kadar durabildiği için.Bu mutlaka kabul edilmesi gereken bir şart bizim gazetemiz için. Bir araya gelirken, bu yola çıkarken hep diyorum ya insani değerlerimizi birleştirip, dostluğumuzu ve sevgimizi ortaya koyduk biz … Engeller vardı, engel olunmaya çalışıldı, zaman zaman iftiralar dile getirildi. Getirildi de bu bizi hep kamçıladı, hep daha ileriye gitmemizi sağladı, hep daha ileriye bakmaya yönlerdirdi bizi. Ama bir çok insanı hala yaaaaaaa nasıl olur? demekten bir türlü vazgeçirtemedik.
Olaya hep türban, ya da olaya hep komünist diye bakanların fikri hala değişmedi. Tuba Gülle kendi yandaşlarından tepki aldı. Biz de kendi yandaşlarımızdan…
Siyasi görüşlerin ortaya konması gerektiğinde, büyük bir cesaretle ve davasını savunarak ve ben bu partinin şovalyesiyim diyebildi türbanlı küçük zeki kız. Yada türbanlı küçük zeki kızın yanında olduğum için “onlarda o partiye geçti” denildiği günlerde, düzenlenecek olan “ırak mitingi için hummalı çalışmalarını sürdürüyordu komünist dediğiniz insan.
Velhasılı birilerine bir şey anlatmak ya da kendimizi ispatlamak gibi bir niyetimiz hiç olmadı ve olmayacak ta hiçbir zaman. Çünkü içimizdeki davanın yüreğimize kadar işlediğini ve sürekli olarak orada kalacağını biliyoruz ve kolkola, omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü hepimizin de birleştiği bir nokta var o da İNSAN... Bu böyle biline…..
Yani burada biz ve Türkiye'de bir çok insan Necip Fazıl'ın ve Nazım Hikmet'in torunları hala elele, omuz omuza, dayanışma ile ama davalarının arkasında durarak yürümekte kararlı…
Özgürlük düşmanlarına inat...