AMASYA VE İLÇELERİNİN İNTERNET GAZETESİ
 

 

ANASAYFA

Behnan KARA     BAKIŞ

behnankara@bilgigazetesi.com


Siyah Duvar 

  Böyle bir hikayeyi bir genç kızdan duyabileceğimi hiç düşünmemiştim. Bu hikayenin 20 yaşındaki bir genç kızı bu kadar etkileyebileceğini de…

   Hikaye bir hastane odasında yatan 2 felçli hastanın arasında geçiyor. Aynı kaderi paylaşan iki yaşlı adam aynı odayı paylaşıyorlardı. Tek fark biri cam kenarında diğeri ise duvar dibinde yatmasıydı. Cam kenarındaki yaşlı adam her gün camdan bakarak arkadaşına dışarısını anlatırdı. 

   Duvar kenarındaki hasta hemen hemen hergün sorduğu soruyu tekrarlayarak  “ Anlat arkadaşım nasıl bugün dışarısı, hava nasıl, insanlar ne yapıyor” diye soruyordu  pencere kenarındaki yaşlı hastaya..Her gün böyle devam ediyordu..

-"Bugün deniz sakin, yine de hafif rüzgar var sanırım çünkü uzaktaki teknenin yelkenleri rüzgarla doluyor. Park bu sabah sakin, iki salıncak dolu iki salıncak boş, dünkü sevgililer yine geldi, aynı yere oturup konuşmaya başladılar, el ele tutuştular, ne kadar da yakışıyorlar birbirlerine.

 - Erguvan ağaçları ne kadar güzel açmış her yer mor bir renk almış, erik ağaçları da beyaz çiçekleriyle onlara eşlik ediyor. Denizin üzerindeki martılar bugünkü yemeklerini arıyorlar, ne güzel de dalıyorlar suya."

  -Evet kar yağmış bugün, her yer bembeyaz. Hele hele ağaçlar öyle güzel görünüyor ki buradan. Dağların tepelerin o  heybetli görünüşü daha bir heybetlenmiş karla…

Sonbaharda bir başka oluyor canım. Bir görseniz nasıl da sarı her yer. Ağaçlar yapraklarını döküyor yavaş yavaş. Doğa kendisini kışa hazırlıyor yavaş yavaş. İnsanlar artık kıştan önceki son pikniklerini yapıyorlar dışarıda…….

  Günler böyle geçip gidiyordu ta ki cam kenarındaki yaşlı adam kalp krizi geçirene kadar, işte o anda duvar kenarındaki adam düğmeye bassa kurtaracaktı arkadaşını ama şeytana uydu, bunca zamandır sadece dinleyebiliyordu, artık görebilirdi de…

  Aynı kaderi paylaştığı kişiyi ölüme gönderdi, ama o bunun haklı bir savunma olduğunu düşünüyordu. Ertesi gün hastabakıcılar ölen yaşlı adamın yerine kendisini koymaya gelmişlerdi. Hemen yatağının yerini değiştirdiler, işte o günlerdir bakmak istediği manzarayı nihayet görecekti. Perdeyi açtı…Başını kaldırdı ve pencereden baktı “Simsiyah bir duvar”…

   Kim sürekli siyah bir duvara bakıp ta bunları hayal edebilir ki. Kim bu kadar umut dolu şimdilerde…Kim baharı, kim kışı, kim yazı, kim aşkı, kim sevdayı bu kadar içten yaşayabilir ki. Var mı böyle insanlar, kaldı mı gerçekten yürekleriyle hissedenler…

  Siyah duvarlar da değil belki ama, hiç değilse birebir görebildiğimiz gerçek hayatta insanların yüreklerine girebilse böylesi duygular. Bana bu hikayeyi anlatan genç kız kadar duysalar bunu içlerinde.Hayatlarının küçücük bölümlerinde de  olsa bıraksalar zaman zaman para,pul,iş,plan dertlerini de, sevdaya, umuda, aşka, bahara doğru yelken açsalar … Ve KEŞKE YANINDAKİLERİN DEĞERİNİ ONU KAYBETMEDEN  ANLASALAR...